NBA'de Ayakta Kalmanın Püf Noktaları

 


NBA, George Mikan'ın 1950'lerdeki hook shot'larından bu yana skorerliği göz önüne sunmaktadır. Wilt Chamberlain, Larry Bird, Michael Jordan, Kobe Bryant, LeBron James ve Luka Doncic'in attığı sayılar, onlarca yıldır salonları dolduruyor. Ancak sayı atmak, bir basketbolsever için ne kadar çekici olsa da, uzun bir NBA kariyerinin formülü her zaman bu değildir. Draymond Green, Bismack Biyombo, P.J. Tucker, Garrett Temple ve Cory Joseph'e sormanız yeterli.

ESPN Stats & Information'a göre Nisan 2024 itibariyle NBA'de, kariyerinde 10 sayıdan fazla ortalama tutturmadan 10'dan fazla sezon oynamış 24 oyuncu var. Bunlar savunmada öne çıkanlar, rol oyuncuları, kenardan ilk olarak gelen oyuncular, kirli işleri yapanlar, koç ne isterse onu yapan ve takımdaki gençlere akıl hocalığı yapan oyuncular. NBA tarihindeki birçok oyuncu daha fazla sayı atmış olsa da, milyonlarca dolar, şampiyonluklar ve tam emekli maaşına hak kazanırken draft sınıfındaki meslektaşlarının çoğundan daha uzun ömürlü oldular.

Golden State Warriors forveti Draymond Green, "Bu lige geliyorsunuz, başarılı olmaya ve iyi bir iz bırakmaya çalışıyorsunuz," diyor. "Geriye dönüp baktığımda, 'vay be, inanılmaz bir şey' diyorum."

Andscape, kariyerlerinde 10 sayının altında ortalamaya sahip olmalarına rağmen NBA'de on yıldan fazla oynamanın anahtarı hakkında beş oyuncuyla konuştu. Bu oyuncular şunlar:

Draymond Green: Dört kez NBA şampiyonu, dört kez All-Star, 2017 Yılın Savunmacısı. Golden State Warriors ile on ikinci sezonunu geçiren Green, kariyerinde maç başına 8.7 sayı ortalamasına sahip.

Bismack Biyombo: Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nden gelen oyuncu 12 yıllık NBA tecrübesine sahip ve kariyerinde 5.1 sayı ortalamasıyla oynadı. 2024-25 sezonunun sonunda San Antonio Spurs kadrosunda bulunmakta. 

P.J. Tucker: 12 yıllık NBA tecrübesi olan tecrübeli bir pivot. NBA'e gelmeden önce beş sezon boyunca uluslararası liglerde oynadı.Milwaukee Bucks ile 2021'de bir şampiyonluk kazandı ve NBA kariyerinde 6.7 sayı ortalaması tutturdu. Clippers'ta sorunlu bir dönem geçirdikten sonra New York Knicks'le 10 günlük sözleşme imzaladı. 

Garrett Temple: Şu anda Toronto Raptors forması giyen Temple, 2009 yılında Louisiana State'ten mezun olup, draft edilmeden lige geçti ve NBA'de geçirdiği 13 sezonda 6.1 sayı ortalaması tutturdu.

Cory Joseph: 12 yıllık NBA kariyeri boyunca 6.9 sayı ortalaması tutturdu. Joseph, 2014'te San Antonio Spurs ile şampiyonluk gördü. An itibariyle Orlando Magic kadrosunda bulunmakta.  




Devamlılığınızın sırrı nedir?


Green: Beklenti, benim pozisyonuna göre yetersiz vücuda sahip bir ergen olduğum ve başarısız olacağım yönündeydi. Her zaman iyi şeyler yapmayı bekledim. Her zaman, herkesin düşündüğünden daha iyi olduğumu düşündüm. Ama bunun böyle olaacğını tahmin ettiğimi söyleyemem. "Dostum, All-Star olmak istiyorum," diyerek lige geliyorsunuz. Ama ben Dünya Üniversite Oyunları'nda oynamanın da Milli Takım formasını son giyişim olacağını düşünen kişiyim. Şimdi burada iki Olimpiyat altın madalyası ile duruyorum. Nasıl görünebileceğine ya da nasıl görünmesini istediğinize dair bir vizyonunuz var ama benim vizyonumun bu olduğunu söyleyemem...

Kendi işlevinizi bulmalısınız. Bu noktaya sizi neyin getirdiğini bulmalısınız. Her takımın skorer olmayan birine ihtiyacı vardır ama çoğu basketbolcu skor yapmak ister. Dolayısıyla, tüm mesele o alanı bulmak ve size neyin yardımcı olacağını ya da o takımın başarılı olmasına yardımcı olacak neyi yapabileceğinizi anlamaktır. Aynı zamanda o takımın başarılı olmak için nelerden yoksun kalamayacağını bulmaktır.

Biyombo: Rolünüzü elinizden gelen en iyi şekilde oynayın. Ayrıca, gittiğiniz her takımın sisteminin farklı olduğunu ve herkesin her şeyi yapmaya çalıştığını anlamak önemli. Benim için en önemli şey, her zaman takımın neye ihtiyacı olduğunu bulmak, anlamak ve bunu en iyi şekilde yapmak olmuştur ve bu da sonunda kazanmayı getirecektir. Herkes kazanmayı ister. Kazanmaya katkıda bulunmalısınız ama gerçekten kazanmak için zor şeyler yapmak gerekir.

Tanrı'ya güvenmek ve Tanrı'nın yol göstermesine izin vermek her şeyi halleder. Sadece ona yaslanmalısınız. Ailem olarak her zaman Tanrı'ya inandık. Annem hâlâ dua ettiğimizden emin olmak için bizimle konuşur, yani bunu değiştirmiyoruz.

Tucker: Özellikle şu anda sosyal medya ve oyun ve bazı oyuncular hakkında bu kadar çok bilgi varken, şu an basketbol açısından en kötü zaman çünkü oyuncular takımda neler olup bittiğini, takımı neyin zorladığını ve insanların görmediği küçük şeyleri gerçekten anlamıyor. Bunlar istatistik kağıtlarında yok. İşte bu yüzden şimdi, her zamankinden daha fazla, oyuncuların sayı atamadıkları ama maçtaki en yüksek artı-eksi değerine sahip oldukları maçlar hakkında konuşuluyor. İnsanların bu konuda hiçbir fikri yok. Takım oyuncuları oyun üzerinde ve takımın kazanmasında büyük bir etkiye sahip olabiliyor...

Kendimle gurur duyuyorum. Ama bu çılgınca. Henüz arkama yaslanıp düşünme fırsatı bulamadım. Hâlâ en iyi dönemimin son birkaç yılında olduğumu hissediyorum.

Temple: Bunun için her gün kendimi çimdikliyorum. Ortanca abimle konuşuyoruz ve bana birkaç haftada bir, 13 yıldır NBA'de oynamamın ne kadar çılgınca olduğunu söylüyor. Benim hakkımda beklenti yoktu. Tanıtımım yapılmadı. Bu bir lütuf. Başardıklarımla gurur duyuyorum ve aileme ve beni yetiştirme tarzlarına çok şey borçluyum. Beni bu şekilde yetiştirdikleri ve bana bu değerleri aşıladıkları için onlara minnettarım. Tanrı'ya da çok şey borçluyum.

Joseph: Bu oyunda kimsenin daha büyük olmadığına gerçekten inanıyorum. Lisedeyken de, üniversitedeyken de herkesin esas adam olduğunu düşünerek bunu gerçekten çok önemsedim. Lige geldiğinizde aynı şeyleri yapamayacaksınız. Kendinizi hak sahibi hissedemezsiniz ve buna minnettarlıkla bakabilmelisiniz. ben her güne şükranla yaklaşıyorum ve bu, bana gün boyunca yardımcı oluyor. Farklı takımlarda bulundum ve kazanan olma konusunda uyum sağlayabiliyorum. Kazanan, her zaman taraftarların gördüğü şey değildir. 

Ama bazen kapalı kapılar ardında antrenmanlarla ya da sadece hazır olmakla, adınız söylendiğinde hazır olmakla ve kadroda görünmeyen küçük şeyleri yapmakla olur. Bu aynı zamanda iyi bir insan olmakla da alakalı. Ama tüm kirli işleri yaparak, yıllar boyunca buna sırtımı dayayabildim, gerektiğinde iyi performans da gösterdim. Elbette hâlâ yüksek seviyede performans göstermeniz gerekiyor, ancak kendinizin dışında düşünmeli ve farklı durumlara uyum saplayabilmeli, takımın neye ihtiyacı olduğunu belirleyebilmeli ve bundan yararlanabilmelisiniz. 





Hangi NBA oyuncuları ilk yıllarınızda sizi kanatları altına aldı ve size verdikleri en iyi tavsiye neydi? 


Green: Jarrett Jack. Bir numara, hepsinden önce. Jermaine O'Neal. Andrew Bogut bana savunma hakkında çok şey öğretti. Andrew Bogut olmasaydı, şu an olduğum oyuncu olamazdım. David Lee. Bogut bana postu nasıl savunacağımı, topun savunma tarafındaki açıları nasıl okuyacağımı öğretti. Richard Jefferson, tavrımı ve kim olduğumu bilmemle ilgilendi ve bunu değiştirmekle değil, bunun sahip olduğunuz bir beceri olduğunu anlamak ve bunu benimsemekle ilgilendi. Jarrett Jack bana her gün nasıl çalışmam gerektiğinden nasıl profesyonel olacağıma, hayatımı nasıl yaşayacağıma, kendimi nasıl taşıyacağıma kadar her şeyi öğretti. İnanılmaz bir temel attı. Jermaine O'Neal, aynı şekilde. nasıl profesyonel olunur, saha dışında yapılması gerekenler, tepeden tırnağa. Jarrett Jack ve Jermaine O'Neal bana sadece sahada değil, saha dışında da çok şey kattılar. Onlara ne kadar teşekkür etsem azdır. 

Biyombo: Boris Diaw. Eduardo Najera ve Matt Carroll. Ama, Boris ile yollarda ve evde çok zaman geçirdim. Fakat bu benim için bir lütuftu. Şimdi gençlerle birlikteyken de bu bilgileri aktarmak zorundasınız. Son derece minnettarım.

Tucker: Dan Majerle, Phoenix Suns'ta yardımcı antrenörken bana çok yardımcı oldu. Şöyle diyordu: "Bak, sahaya her çıktığında en iyi oyuncuyu savunmanı istiyorum. Alanı genişletebilmeni, üçlük atabilmeni ve ortadaki her topu dışarıya atmanı istiyorum. Eğer bunu yaparsan, çok para kazanırsın. Çok fazla süre alacaksın." Bana söylemesi gereken tek şey buydu. Odaklandığım tek şey buydu -- şutum üstünde çalışmak ve herhangi bir zamanda her pozisyonu savunabilmek, ne olursa olsun sahanın en iyisi olmak, oyun kurucuları savunabilmek. Maça oyun kurucuları ya da pivotları savunarak başlardım. Her akşam aynı şeyi yapardım.

Dan Majerle benim koçumdu ama tabii ki eski bir oyuncuydu ve saygı duyduğum, onun gibi olmak istediğim biriydi. Ona her zaman hayranlık duydum ve onun gibi olmak istedim. Dan benim için daima bir ilham kaynağı oldu ve aynı takımda olmamız da buna katkı sağladı. O en önemli kişiydi. Takım arkadaşlarına gelince, NBA'e geri döndüğümde 27 yaşındaydım. Zaten takımın yaş ortalamasından daha büyüktüm.  

Temple: San Antonio'dayken Antonio McDyess. Dice yaşlıydı. Bayağı yaşlıydı. Tim Duncan, bana nasıl profesyonel olunacağını gösterdiği için. Az konuşan biriydi ama antrenmanları ve alışkanlıklarıyla bana her gün nasıl profesyonel olunacağını gösterdi. Onun gibi adamlar, aksiyonla bir şeyler yaparlar. ben ve McDyess çok konuşurduk. Ray Allen, Miami'nin hazırlık kampında bulunduğum kısa süre içinde bile bana nasıl profesyonel olunacağını gösterdi. Dördüncü yılımda Emeka Okafor. Pek çok farklı takımda oynadım. Bir sürü farklı tecrübeli oyuncu vardı. 

Joseph: Çok şanslıydım. Spurs'e gittim. Tony Parkeri Tim Duncan, Manu Ginobili, Gregg Popovich, hepsi. Spurs'te oynarken hiçbir şeyi hak etmeden sahaya adım atamazdınız. İşler böyle yürümezdi. Tim Duncan'dan başlayarak aşağıya doğru inerdi. Onlar en özverili olanlardı. Bu adamlar tüm o başarılara imza atmış, Hall of Fame'e girmiş kişilerdi. Neden bu kadar başarılı olduklarını görebilirsiniz çünkü uyum sağlayabildiler. Popovich birçok farklı oyuncuyu yönetti ve onların hiçbir egosu yoktu. 

Her gün zihinsel ve fiziksel olarak hazırlanmaya çalışıyorsunuz. Zihinsel olarak o çocuklar çok keskinlerdi. Saha içinde ve dışında işler kötü gittiğinde nasıl devam ediyorsunuz? Tim, Tony ve Manu bana bu konuda çok şey öğretti. Orada öğrendiğim ve o kalibredeki adamlardan bunu ilk elden gördüğüm için çok şanslıydım. Bu da ligde uzun süre kalmamı sağladı.  





NBA kariyerinizin en gurur kırıcı kısmı ne oldu?


Green: Yolculuğun kendisi gurur kırıcı. Pek çok iniş ve çıkışla dolu ve iyi gittiğinde harika. Ama olmadığında, acımasız. Dengede kalmaya çalışmak dünyadaki en zor iş. Bir bakıyorsunuz, dilimlenmiş ekmekten sonra en harika şeysiniz. Bir sonraki dakika ise takas edilmeniz, takımdan kesilmeniz gerekir, baş belası haline gelmişsinizdir ve takımın kazanmasına yardımcı olamıyorsunuzdur. Ve bu sadece birkaç gün içinde olabilir. Sizden şüphe edenleri tekrar tekrar duyabilirsiniz. Herkes dikkat etmemizi, dengede kalmamızı söylüyor. Ama biz de insanız.

Tevazu yaratan tek bir şeye işaret etmek zor, çünkü yolculuğun kendisi, sizi bir kaideye oturtuyor ve göz açıp kapayıncaya kadar sizi örseliyor. Ve bu bir kez olmaz. Bu her seferinde, her yıl olur ve hiç durmaz. Bugün yine alçakgönüllü olun. Bırakana kadar da öyle kalın.

Biyombo: Takım sizden, skor üretmenizi gerektirmeyen ama kazanmayı sağlayacak bir şey talep ettiğinde. O dönem Charlotte Hornets'ın çoğunluk hisse sahibi olan Michael Jordan, ben oradayken hep kazanmakla ilgili şeylerden bahsederdi. Sonra, Toronto'ya gittiğimde, işte o zaman arkama yaslanıp herkesin yaptığı şeyleri gözlemlemeye başladım ve takımın başarılı olması için nasıl katkıda bulunmam gerektiğini gördüm. O yılki All-Star maçında Jordan'ı gördüğümü ve şöyle dediğimi hatırlıyorum: "Çok teşekkür ederim, çünkü o zamanlar söylediğiniz pek çok şeyi hep etrafınızda olduğum için kanıksamıştım. Ama sonra farklı bir ortama girdiğinizde, belirli bir iş sizden talep edildiğinde, bakış açınız değişiyor."

Sürdürülebilir bir fark yaratmanın yolunu bulmalısınız. Siz her şeyi yapın, ben de burada oturup gerektiği kadar maç görüntüsü izleyeceğim. Takımdaki herkesi öğrenmeye başlayacağım ve sonra ne gerekiyorsa yapacağım. Herkesin kendi işini anladığını ve elinden gelenin en iyisini yapabildiğini duyuyorum. Ayrıca ne zaman oyuncuları itebileceğinizi ve ne zaman yardım edebileceğinizi de anlamaya başlıyorsunuz. Ama genel olarak, oynadığım pek çok hocadan ve takım arkadaşından bir şeyler öğrenebilmek benim için bir lütuf oldu. Hâlâ da öğrenmeye devam ediyorum. 

Tucker: Üniversitede All-American birinci ve ikinci takımlarına seçilince, "NBA'e gideceğim, aynı şeyleri yapacağım, bu kadar kolay olacak," diye düşünüyorsunuz. İşler öyle yürümüyor dostum. İmkansız. Yeterince iş yok ve yeterince top yok. Sadece rakamlar. Alçakgönüllülük, bununla başa çıkmak ve iyi bir oyuncu olarak kalıcı olabilmek için ne gerektiğini anlamak zorunda kaldığınız için sizi çok hızlı vuruyor. İyi oyuncular sadece dört ya da beş yıl oynar.

Sana söyleyeyim, bunun hakkında günlerce konuşabilirim çünkü şansını yenmenin ne kadar zor olduğu hakkında yeterince konuşulduğunu sanmıyorum. Profesyonel basketbolda 10 yılınızı doldurabilmek ve benim için 20 yıla yaklaşırken, tüm bunları başarabilmek için olasılıklar gittikçe azalıyor.

Temple: 27 Ekim 2012'de Miami Heat koçu Erik Spoelstra'nın beni takımdan keseceğini söylediğini hatırlıyorum. Moralim bozulmuştu çünkü takıma girecek kadar iyi oynadığımı biliyordum. İronik bir şekilde babam Miami'ye gelmişti. Oturup harika bir konuşma yaptık ve orada olması iyi geldi. Eğer, "Vay başıma gelenler," dediğim bir an varsa, o da buydu. Ama, Miami'de babamla yediğimiz birkaç tavuk kanadından sonra çabucak sona erdi. Bir sonraki aşamaya geçtim. G-League'e gittim ve ardından Washington Wizards tarafından tekrar çağırıldım.

Joseph: Her basketbolcu bireysel olarak değil, takım olarak iyi işler yapmak istemelidir. Ama işlerin yolunda gitmediği dönemler de olacaktır. Bu durumlarla nasıl başa çıkarsınız? Suçu başkalarına mı atarsınız, yoksa daha iyi olmak adına tüm fırsatları, tüm yolları tüketen ne varsa yapmaya mı çalışırsınız? Ben ikinci yolu tercih ediyorum. Kimseyi suçlamamayı ve sadece tüm yolları tüketmeye çalışmayı ve bir şeyler yerine oturana dek denemeye devam etmeyi seviyorum. Bence karakterinizin bu kısmı, kendinizi sevilebilir bir adam olarak şekillendirmenizi sağlıyor ve sizi bir kazanan haline getiriyor.





Dokuz yıllık deneyime sahip bir NBA oyuncusu, tam emeklilik maaşı ve kendisi için ömür boyu sağlık sigortasına hak kazanır. On yıllık deneyimle birlikte, birinci derece yakınları için de ömür boyu sağlık sigortası ekleniyor. Dokuz ve on yıla ulaşmak sizin için ne anlama geliyordu ve emekliliğe giden yolun farkında mıydınız?


Green: İkinci yılımdayken şöyle düşündüğümü hatırlıyorum: "Abi, dokuz yıla ulaşabilirsem tam emekli maaşına hak kazanacağım... Dokuz yıla nasıl ulaşacağımı bilmiyorum ama dokuz yılı görürsem, işim bittiğinde emekli maaşı alacağım." Birinci ve ikinci yılımda bunu dört gözle beklediğimi ve oraya ulaşıp ulaşamayacağımı merak ettiğimi hatırlıyorum. Yanlış hatırlamıyorsam, dört ya da beşinci yılda emeklilik hakkı kazanıyordunuz. Ancak tam emeklilik hakkı için, dokuzuncu yıla ulaşmanız gerekiyordu. Bunu çok canlı bir şekilde düşündüğümü ve bu konuda bazı sohbetlere dahil olduğumu da hatırlıyorum. 

Warriors'tan eski takım arkadaşım Harrison Barnes'a, "HB, burada dokuzuncu yılı görmeliyim," dediğimi hatırlıyorum. Bu gerçek bir hedefti. Yanılmıyorsam üçüncü sezonumun ardından yeni bir anlaşma imzaladım ve yedinci sezondan sonra da uzattım. "Anlaşmayı imzaladığım için tam emekliliğe hak kazandım," diye aklımdan geçirdiğimi hatırlıyorum. Tabii ki çok büyük bir paraydı ama ben, "Tam emekliliğe hak kazandım," diye düşünüyordum.

Biyombo: Ben lige girdiğimde Boris Diaw ve DeSagana Diop, sürekli 10 yıla ulaştığınızda hak kazanacağınız tam emeklilik maaşından bahsederlerdi. Genç bir adam olarak, "Ah, umarım bir gün oraya ulaşabilirim," diyordum. Ama aynı zamanda, bu ligdeki itibarınız sizi her zaman yere taşıyacaktır. Ama aynı zamanda, dürüst olmak gerekirse bu bir lütuf. Ben yalnızca, Kongo'dan gelen ve NBA'de oynamak isteyen bir çocuğum. Bu kadar uzun süre dayanabilmek, sevdiğim oyunu oynamaya devam edebilmek ve Tanrı'nın bana verdiği hediyenin tadını çıkarmak bir lütuftu. 

Tucker: Bu sadece ailemle ilgili olmaktan çok daha büyük bir şey, çünkü ailem şu anda bulunduğum noktaya gelmek için neler yaşadığım hakkında hiçbir fikre sahip değil. Sıradan bir taraftar da bilmez. Bundan çok daha büyük bir şey. Bu benim için planlanmış bir şey bile değildi. Oynamaya Avrupa'da başladım, sonra Porto Riko'da oynadım. Ukrayna'da maçlara gitmek için 10-12 saatlik otobüs yolculuğu yapıyordum. NBA'de 10 yıllık bir emeklilik almak aklımdan bile geçmiyordu. Aklımdaki son şeydi bu. Bu bir başarı ama daha çok, çocukların bunun mümkün olduğunu görmeleri için. Başlangıçta işler istediğiniz gibi gitmeyebilir ama odaklanırsanız ve bir fırsat yakalarsanız, kesinlikle gerçekleşebilecek bir şey.

Temple: İlk iki sezonum aslında tam iki sezon sayılmazdı. Bir sayıldı, çünkü belki 30 küsur maç oynadım. Sacramento'yla üç yıllık sözleşme imzaladıktan sonrabu hedefi gözüme kestirdim. O zamanlar bir yıllık anlaşma beni endişelendirmiyordu. Sonradan, "11 yıla ulaşmam lazım ama 10 yıldan emin olmak için 12'ye ulaşayım," dedim. Altı ya da yedinci yılıma geldiğimde, "Tamam, mümkünse dört, beş yıllık daha anlaşma alayım," dedim. O noktada, doğru şeyi yaparsam, doğru tipte bir insan olursam, oyunumun sakatlıklar dışında bu kadar uzun süre ligde kalmama izin verecek kadar yeterli olduğunu fark ettim. 

Çok büyük bir anlaşma demek bu, çok büyük. Aynı zamanda Oyuncular Birliği eski başkanı olan Chris Paul'e ve Oyuncular Birliği eski direktörü Michelle Roberts'a bunu gerçekleştirdikleri için çok teşekkür ediyorum. Ben de birliğin yönetim kurulundaydım ve bu çok mühimdi. Eşim, NBA'de olmamız sayesinde elde edebildiğimiz şeyler için çok minnettar. O da asker çocuğu olduğu için, iyi bir sağlık sigortasının ne demek olduğunu bilir. Yani oyuncular olarak yaptıklarımız ve Oyuncular Birliği'nin emekli oyuncular için bunu sağlayarak başardıkları gerçekten çok büyük.

Joseph: Her zaman mihenk taşı ve hedefleriniz vardır. San Antonio'daki çaylak kontratım esnasında şut antrenörü Chip Engelland ve yardımcı antrenör Chad Forcier ile her gün antrenman yapıyordum. "Bak, ligde ortalama kariyer süresi dört yıl falan," diyordu Chip Engelland. "En az 10 yılı hedefliyorsun, maksimum emeklilik yani. Sen ve ailen için büyük faydası olacak. Bunun için çabalamalısın." 

Yani ligde uzun ömürlü olmak için hedeflerden biri buydu -- sadece başınızı eğmek, çalışmaya devam etmek ve oraya ulaşmaya çalışmak. Açıkçası bunu aştım, şimdi başka hedeflerim var ama 10 yıla ulaştığım için çok mutluyum. Bu bir lütuf. Bu ligdeki her gün bir lütuf. Ama bu kadar uzun süre dayanabildiyseniz, belli bir şeyleri doğru yapıyorsunuz ve birileri sizi seviyor.




NBA'in çaylak eğitim kampına katılsanız hangi tavsiyeyi verirdiniz?


Green: Kendinize harika bir tecrübeli oyuncu bulun çünkü size harika bir tecrübeliden daha fazlasını gösterecek, daha fazlasını öğretecek, daha fazla akıl hocalığı yapacak ve daha fazla ilgilenecek kimse yoktur. Kendinize böyle birini bulmak için elinizden geleni yapın. Hâlâ Jarrett Jack ile konuşuyorum... Bu, genç bir adamın yapabileceği en önemli şeylerden biri. Bence de bir organizasyonun genç oyuncuları için yapabileceği en mühim şeylerden biri, harika bir tecrübeli oyuncuya sahip olmaktır. Ve eğer şanslıysanız harika tecrübeli oyunculara sahip olursunuz, ki ben şanslıyım. Bunun bir ksımı organizasyona düşüyor ama her zaman buna güvenemezsiniz. Bir çaylak olarak, harika bir tecrübeli oyuncu bulmak için kendiniz uğraşmalısınız.

Biyombo: Daha çok soru sorun. Bazen soru sormak aptalca görünebilir, ancak aptalca sorular sormak bile muhtemelen kariyerinizi kurtaracaktır. Çaylakların yaptığı bazı hatalar vardır ki bunlar, hakkında tavsiye alabileceğiniz en basit şeylerdir. Orada durup bir kutuyu işaretlemek yerine soru sorun, çünkü bu deneyimi yaşamış, görmüş geçirmiş, o hataları yapmış pek çok kişi var ve yardım etmek için oradalar. Öğrenmeyi bilin. 

Tucker: Yüzde 90'ınızın düşündüğü şey gerçekleşmeyecek. Kulağa çılgınca geldiğini biliyorum, ama şu anda aklınızdan geçen ve içine girdiğinizi düşündüğünüz şey, yüzde 90'ınız için öyle olmayacak. O yüzden kendinizi hayal kırıklığına uğramaya hazırlayın. Ancak bu hayal kırıklığında, başarılı olsanız da olmasanız da kariyeriniz boyunca sizi taşıyacak olan şeyi bulacaksınız. O, sola ya da sağa dönüşü yapmanızı sağlayan şey ise o hayal kırıklığıdır. O çatalda yapacağınız dönüş, kariyerinizin geri kalanını belirleyecektir. 

Temple: Finansal olarak, hayatınızı ve ailenizin hayatını değiştirme şansına sahip olduğunuz bir konumdasınız. Bunu hafife almayın. Sadece bugünü değil, 10, 20, 30, 40, 50, 60 yıl sonrasını da düşünün. İkinci olarak, bunu gerçekleştirmek için profesyonellik sizi, herhangi bir yeteneğin yapabileceğinden daha ileriye götürecektir. Ve profesyonellik eksikliği sizi, herhangi bir yetenek eksikliğinden daha hızlı bir şekilde ligden düşürecektir. Hepinizin yüzde 98'i benden daha yetenekli ama yüzde 98'iniz benim hadar uzun süre oynayamayacak bu ligde. 

Bunun bir sebebi var. Eğer yetenekli ve profesyonelseniz, istediğiniz kadar oynarsınız. Etrafınızda, yanlış yaptığınızda size bunu söyleyecek bir destek sistemi olsun. Yanlış yaptığınızda yanınıza gelip size haber verebilecek birileri olsun.

Joseph: Bir sünger gibi olun ve çok çalışın. Ama kendinize karşı da dürüst olun. Olmadığınız biri gibi davranmak zorunda değilsiniz. Ve bunun içinde nasıl katkı vereceğinizi bulacaksınız. Ama bir insan olarak, en başta kendinize karşı dürüst olun. 


(Orijinali için şuradan.)

Yorumlar